FİRAVUN-MELİK MUCİZESİ


 Öncelikle, Kur'an, Musa'nın zamandaki hükümdara "firavun" derken; Yusuf zamanındaki hükümdara ise "malik" demektedir. Biz de bunun İncil'de geçen halinin hatalı olduğuna şu delilleri getirelim, sonra da iddialarına bakalım: Önce Mısır tarihi bize Mısır'ın hükümdarları ve onlara ne zaman firavun denildiği hakkında ne söylüyor diye bakalım. Britannica Ansiklopedisi, "firavun" başlığıyla şu bilgiyi veriyor:

 

> "From Egyptian per ('aa, 'great house'), originally, the royal palace in ancient Egypt; the word came to be used as a synonym for the Egyptian king under the New Kingdom (starting in the 18th dynasty, 1539-1292 BC), and by the 22nd dynasty (c. 945-c. 730 BC) it had been adopted as an epithet of respect. The term has since evolved into a generic name for all ancient Egyptian kings, although it was never formally the king's title."

 

Yani, sadece yeni krallık dönemindeki krala firavun deniyordu, tüm Mısır yöneticilerine firavun demek yanlıştır ki, bu en basitinden "anakronizm"dir.

 

Tevrat'a göre İbrahim, Yusuf ve Musa zamanlarında Mısır'ın hükümdarına firavun deniyordu. Eğer bu, kelimenin tam anlamıyla doğru olarak kabul edilecekse, o zaman Tevrat'taki Mısır'ın tüm hikayesinin Yeni Krallık döneminden itibaren yeniden düzenlenmesi gerekir. Zira Mısır hükümdarına ancak bu dönemden itibaren firavun denilmiştir. Bu dönemden önceki Mısır hükümdarıyla ilgili olarak firavun teriminin anılması bir anakronizmdir.

 

Yusuf'un Mısır'a girişinin ne zaman olduğu hakkında 2 yorum vardır: 

 

1) Hiksos zamanı,

2) III. Sesostris zamanı.

 

Hiksoslar, M.Ö. 18. yüzyılda Kuzey Mısır'a yerleşen bir grup Semitik-Asyalı karışık gruba aitti. 1630 civarında iktidarı ele geçirdiler ve Hiksos kralları Mısır'ı 15. hanedan olarak yönetti. (M.Ö. 1630-1521)

 

III. Seostris, Orta Krallık döneminde yaşamıştır.

 

Tevrat'ı yorumlayanlar İbrahim'i Eski Krallık Dönemi ile Orta Krallık dönemi arasına yerleştirmiştir. Bu sayı ise M.Ö. 2000 ile M.Ö. 1700 arasıdır.

Firavunun etimolojisine gelirsek, Eski Mısır hiyerogliflerinin en güvenilir sözlüğü olan Wörterbuch Der Aegyptischen Sprache'deki "per-aa" veya "firavun" maddesine bakarak başlayalım:

 

Wörterbuch Der Aegyptischen Sprache'de "per-aa" kelimesi için bahsedilen 3 farklı kayıt vardır:

 

1) Eski Krallık Dönemi'nde kralın sarayının adı olan "büyük ev".

 

2) "Saray" = kralın ve diğer sakinlerin ikametgahı.

Kralın adı olarak. 

 

3) Yeni Krallık Dönemi'nin 18. Hanedanlığı'ndan bu yana Mısır'da "kral" anlamına gelen kelime.





Benzer şekilde, kısa bir Mısır-Almanca sözlüğü olan Die Sprache Der Pharaonen Großes Handwörterbuch Ägyptisch "per-aa" girişi altında şöyle diyor:



Burada "per-aa" kelimesinin Yeni Krallık ve Eski Krallık dönemlerindeki kullanımı kırmızıyla çizilmiştir. Yeni Krallık döneminde "per-aa" kelimesi firavun, yani Mısır kralı anlamına geliyordu. Ancak Eski Krallık döneminde bu kelime "kralın sarayı", "büyük ev" veya kralın büyük evi anlamına geliyordu. Lexikon Der Ägyptologie'nin "firavun" başlığı altında bu kelimenin Yeni Krallık döneminden itibaren kralın kişisini belirtmek için kullanıldığını söylemesi şaşırtıcı değildir.

Sir Alan Gardiner, firavun kelimesini tartışıyor ve Kahun Papirüsü'nde kaydedildiği şekliyle IV. Amenophis'in (fl. c . 1352 - 1338 BCE) hükümdarlığı sırasında krala uygulanmasının en eski örneğini aktarıyor. Firavun terimiyle ilgili olarak Gardiner şöyle diyor:



British Museum tarafından yayınlanan Mısır hiyeroglifleri kitabında "kral" ve "firavun" kelimelerini temsil eden hiyeroglif karakterlere dair güzel bir giriş buluyoruz. Firavun ünvanının Yeni Krallık döneminden itibaren kralı belirtmek için kullanıldığını bir kez daha öğreniyoruz:



Vikipedia'da da benzer bir bilgiyle karşılaşıyoruz:



Encyclopedia of The Bible'da da firavun ismiyle alakalı olarak şöyle denildiğini görüyoruz:

 

> "The use of the title pharaoh in Genesis may be anachronistic in that Moses in covering the events of the patriarchs in relation to Egypt used the commonly accepted term 'pharaoh' even though the title was not in use at the time of the patriarchs" (cf. Gn 12:15-20; 37:36)

Britannica'da şu yazıyor:

 

> Pharaoh, (from Egyptian per ʿaa, “great house”), originally, the royal palace in ancient Egypt. The word came to be used metonymically for the Egyptian king under the New Kingdom (starting in the 18th dynasty, 1539–1292 BCE), and by the 22nd dynasty (c. 945–c. 730 BCE) it had been adopted as an epithet of respect. It was never the king’s formal title, though, and its modern use as a generic name for all Egyptian kings is based on the usage of the Hebrew Bible. In official documents, the full title of the Egyptian king consisted of five names, each preceded by one of the following titles: Horus, Two Ladies, Golden Horus, King of Upper and Lower Egypt, and Son of Re. The last name was given to him at birth, the others at coronation.

 

Yani, Britannica Ansiklopedisi'ne göre pharaoh tabirinin anlamı aslında kraliyet sarayıymış. M.Ö. 1539-1292 arasında hüküm süren "Yeni Krallık Dönemi"nde bu tabir krallar için kullanılmaya başlamış. Sonra M.Ö. 945-730 aralığında saygı belirten sıfat olarak kullanılmaya başlanmış. Şu ifade de aslında konuyla alakalı: "Yine de, kralın resmi adı asla değildi ve tüm Mısırlı kralların genel adı olarak kullanımı, İbranice Kutsal Kitap'ın kullanımına dayanmaktadır."

Devamında ise şu bilgiler veriliyor: "Resmi belgelerde, Mısır kralının tam ünvanı beş isimden oluşuyordu, her biri aşağıdaki başlıklardan biri olan 5 isim: Horus, İki Bayanlar, Altın Horus, Yukarı ve Aşağı Mısır Kralı ve Re'nin oğlu. Son isim (kralın asıl ismi) ona doğumda, diğerleri de taç giyme töreninde verildi.

Başka bir kaynak: [1]

 

Diyor ki:

 

"The early monarchs of Egypt were not known as pharaohs but as kings. The honorific title of `pharaoh' for a ruler did not appear until the period known as the New Kingdom(c.1570-c.1069 BCE)"

 

Tercümesi: "Mısır'ın ilk hükümdarları firavunlar olarak değil kral olarak biliniyordu. Bir hükümdar için 'firavun' onursal ünvanı, Yeni Krallık (c.1570-c.1069 BCE) olarak bilinen döneme kadar ortaya çıkmadı."

Bir başka kaynak daha: [2]

 

Burada da şöyle yazıyor:

 

"Pharaoh is the title given in modern parlance to the ancient Egyptian kings. In antiquity its use began during the New Kingdom (1570–1070 B.C.E.). Originally meaning "Great House," it earlier referred to the king's palace but eventually became interchangeable with the traditional Egyptian word for king,nswt."

Tevrat'a göre İbrahim'in çağdaşı olan krala firavun deniyordu ve bu unvan Yaratılış 12:10-20'de 6 kez kullanılıyor. Aşağıda 3 örnek vereceğim:

 

Fakat Rab, Avram'ın karısı Saray yüzünden Firavun'a ve ev halkına ciddi hastalıklar verdi. [12:17]

 

Bunun üzerine Firavun Avram'ı çağırdı. "Bana ne yaptın?" dedi. "Neden bana onun karın olduğunu söylemedin?" [12:18]

 

Bunun üzerine Firavun , adamlarına Avram'la ilgili emirler verdi; onlar da onu, karısıyla ve sahip olduğu her şeyle birlikte yola gönderdiler. [12:20]

Ku'an'daki Yusuf zamanındaki yöneticilere dair ayetler: 12:43, 12:50, 12:54, 12:72, 12:76.

 

Bunlardan 2 tanesi:




Makul bir soru olaraktan, İbrahim'in hangi zamanda yaşadığı sorulabilir. İbrahim, Yeni Krallık döneminden önce yaşamıştır, bunda hiçbir ihtilaf bulunmamaktadır. Örnekler:

 

Anchor Bible Sözlüğü şunu söylüyor:

 

> Bu nedenle İbrahim'i M.Ö. 2. bin yılın başına yerleştirmek sürdürülebilirdir.

 

İncil'deki Özel İsimler ve Yerler Sözlüğü'ne göre "İbrahim" başlığı altında şunu okuyoruz:

 

> İbrahim'in Tarihi (M.Ö. 1850 civarı)...

 

Benzer tarihleme aynı zamanda The Lion Handbook To The Bible, New Bible Dictionary, The Eerdmans Bible Dictionary, Harper's Bible Dictionary, Encyclopedia Of The Bible, The International Standard Bible tarafından da desteklenmektedir. Glueck, Wright, Vaux gibi kişiler de böyle söylüyor.

Yusuf'un da Yeni Krallık döneminden önce yaşadığına hiçbir ihtilaf bulunmamaktadır. Kur'an'da Musa zamanındaki krala firavun dendiği ayetler: Zuhruf 45, Bakara 49, Ali İmran 11, Enfal 54, Yunus 75, İbrahim 6... Kur'an'da firavun kelimesine örnekler:




Sonuç:

 

1) 7. yüzyılda Arabistan'da bilinmesi mümkün olmayan bir bilgi Kur'an'da mevcuttur,

 

2) Kur'an'ın bilgi kaynağı Tevrat değildir,

 

3) Tevrat hatalıdır.

KAYNAKÇA

1.      1.  https://www.ancient.eu/pharaoh/

2.      2.  http://www.newworldencyclopedia.org/entry/Pharaoh







Yorumlar

Popüler Yayınlar